Çocuğumuzu emzirdiğimizde, çoğu zaman ağrı, rahatsızlık hissediyoruz, meme uçlarında yaralar oluşuyor ya da bebeğimizin yeterince beslenmediğini, sanki az sütümüz varmış gibi ya da emzirmenin çok uzun sürdüğünü düşünüyoruz. Bu sorunların çoğu, pozisyonumuzun doğru olmamasından ya da bebeğin memeye derin bir şekilde yapışmamasından kaynaklanıyor.
Postür dışında, meme ucu cildinin nemi, çok sıkı sütyen kullanımı, pompa baskısı ya da bölgeye uyguladığımız kozmetik türü gibi diğer faktörler de etkili olmaktadır. Tüm bu değişkenleri iyi bilmek, yaraları önlemeye, ağrıyı azaltmaya ve etkili ve keyifli bir emzirme deneyimi yaşamaya yardımcı olacaktır.
Ancak en iyi pozisyon hangisi? Mükemmel bir pozisyon var mı? Birçok pozisyon mevcut ve birkaçını denemeniz ve sizinle bebeğiniz için en rahat olanı seçmeniz gerekecek. **Pozisyonunuzu zaman zaman değiştirmeye çalışmak çok önemlidir**, böylece memenin tüm bölgeleri doğru bir şekilde boşalır ve baskı her zaman aynı bölgeye düşmez.
Kullandığınız pozisyon ne olursa olsun, dikkate almanız gereken bazı temel önlemler vardır. Genel bir kural olarak, bebeğin başı vücut ve meme ile iyi bir şekilde hizalanmalı, ağzı meme ucunun önünde ve meme yüksekliğinde olmalıdır, böylece boynunu aşırı şekilde çevirmek ya da bükmek zorunda kalmaz. Kulakları, omuzları ve kalçaları düz bir çizgi oluşturmalıdır.
Bebeğinizi emzirmeye başladığınızda, meme ucunun üst dudağına değmesini sağlamak önemlidir; böylece ağzını çok iyi açacaktır. **Bu, bebeği memeye yaklaştırmanız gereken andır** (memeyi ağzına değil, bebeği memeye yaklaştırmalısınız). Bebeğin yalnızca meme ucunu değil, areolanın bir kısmını, tercihen alt kısmını da alması çok önemlidir. Bebeğin emmesi sadece meme ucunu emmekle kalmamalı, aynı zamanda alt çenesi ile meme ucunu dil ve damak arasında “sıkıştırarak” çalışmalıdır. Bu nedenle, bebek ağzını çok açarak emer ve burun ile çenenin memeye yapıştığını görmeliyiz. Özellikle, alt dudağın dışarı doğru çevrilmesi (evert edilmiş olması) iyi bir yapışın anahtarıdır, ideal olan her iki dudağın da öyle olmasıdır.

Bir Şeylerin Yolunda Gitmediğinin İşaretleri
Vücut, pozisyon ya da yapışın doğru olmadığında birçok sinyal gönderir. Bunları erken tespit etmek, meme ucu yaralarını önlemek, mastit riskini azaltmak ve bebeğin yeterince süt almasını sağlamak için çok önemlidir.
Yüzün çökmesi: Bebeğiniz memeye yapıştığında ve emme sırasında yanaklarının çöktüğünü görüyorsanız, bu, bebeğin doğru bir şekilde emmediği, sadece meme ucunu bir pipet gibi emdiği anlamına gelir. Etkili emme, yuvarlak ya da düz yanaklarla birlikte olmalıdır, asla çökük olmamalıdır.
Emzirme sırasında sürekli ağrı ve meme ucu yaraları: genellikle kötü bir yapış nedeniyle ortaya çıkar. Meme ucu, sert diş etlerine ve damaklara sürtünür ve zarar görür. Bebeğin memeye yapıştığında kısa bir rahatsızlık hissedebilirsiniz, ancak bu hemen geçmelidir. Eğer ağrı emzirme boyunca devam ederse ya da meme ucu deforme olmuş ya da beyazlaşmışsa, bir şeyler yanlış gidiyor demektir.
Bebek hava yutuyor ve yemek yerken dilini şapırdatarak ya da sesler çıkararak garip sesler çıkarıyor. Bu, sık sık vakum kaybettiğini, yapışın yüzeysel olduğunu ya da pozisyonun ağzın iyi bir şekilde kapatılmasını sağlamadığını gösterebilir.
Bebeğin ağzı iyi açılmıyor ve ağzında az areola görünüyor. 90 dereceden daha düşük bir açıda açılması genellikle yetersizdir ve meme ucunda ağrı ve mikro yaralar riskini artırır.
Dudakların dışarı dönmüş (evert edilmiş) olmadığını görüyoruz, özellikle alt dudak. Eğer dudaklar içeri doğru sıkışmışsa, meme ucu üzerindeki sürtünme artacak ve memenin boşaltılması daha az etkili olacaktır.
Bebek yalnızca meme ucunu ağzına alıyor ve neredeyse hiç areola almıyor. Bu, daha fazla ağrı, yaralar, yetersiz süt transferi ve çok uzun ve etkisiz emzirmelerle ilişkilidir.
Bebeğin karnı annenin karnına yapışmıyor: Bebek uzak ya da eğilmiş olduğunda, meme ucuna ulaşmak için başını çevirmek zorunda kalır, bu da emzirmeyi zorlaştırır ve hava yutma ve gaz oluşumunu artırır.
Bebeğin başı memeden uzakta, yani ne burun ne de çene annesinin memesine değmiyor. İyi bir yapışta, çene genellikle memede daha derin olur ve burun hafifçe serbest ama çok yakındır.
Eğer bu durumlardan herhangi birini fark ederseniz, bebeği memeden dikkatlice çekmek önemlidir (vakumu kırmak için dudakların köşesine temiz bir parmak sokarak) ve onu daha iyi bir yapışla yeniden yerleştirmek gerekir. **Bunu baştan düzeltmek, ağrılı yaraların önlenmesi için anahtardır** ve sonrasında iyileşmesi daha zor olacaktır.

Neden İyi Bir Pozisyon Yaraları ve Diğer Sorunları Önler
Uygun bir pozisyon sadece konforu artırmakla kalmaz, aynı zamanda emme etkinliğini, süt üretimini ve annenin meme sağlığını doğrudan etkiler. Bebek iyi bir şekilde konumlandığında, derin bir yapışma gerçekleştirir, memeyi daha tam boşaltır ve yaralar, tıkanıklıklar ve mastit riskini azaltır.
Eğer günde birçok kez kötü bir pozisyon tekrarlanırsa, annenin sırtında, boynunda ve omuzlarında gerilim birikir. Uzun vadede, bu, genel refahı etkileyen ve emzirmeyi sürdürmeyi zorlaştıran kronik boyun, sırt ve bel ağrıları ortaya çıkarabilir.
İyi bir pozisyonlama, aynı zamanda bebeğin emzirme sırasında düzgün bir şekilde nefes almasına ve daha az hava yutmasına yardımcı olur. Bu, daha az gaz, daha az kolik ve daha sakin emzirmelere dönüşür. Bu nedenle, ebeveynler, pediatristler ve emzirme danışmanları, annenin ve bebeğin anatomisine en iyi uyum sağlayan pozisyonları bulana kadar farklı pozisyonları öğrenmeye ve uygulamaya zaman ayırmayı önerir.
Kalıcı yaralar, yoğun ağrı ya da yapışmada zorluklar ortaya çıkarsa, bebeğin kısa dil frenumu ya da diğer anatomik özellikleri olup olmadığını değerlendirmek ve bir emzirme danışmanından, ebeveynlerden, pediatristlerden ya da deneyimli destek gruplarından yardım almak önerilir.

Emzirmek için Farklı Pozisyonlar
Tüm pozisyonlar iyidir, eğer iki şart yerine getiriliyorsa: annenin rahat olması ve bebeğin iyi bir derin yapış sağlaması. Biraz pratik yapın ve sizinle bebeğinizin en rahat hissettiği pozisyonları seçin. Genellikle gün boyunca 2 veya 3 ana pozisyon kullanmak yaygındır, bu da duruma ve ihtiyaçlara bağlıdır.
Yan Yatarak
Kendinizi yatarken yan yatarak yerleştirin, bebeği de yan yatarak karşınıza, karnı sizin karnınıza yaslanacak şekilde yerleştirin. Bebeği, bedeninizin altındaki kolla sarabilir veya ön kolla yerleştirebilirsiniz, hangisi daha kolay geliyorsa.
Bu pozisyon, bebeğin sık sık emdiği ve sizin çok yorgun olduğunuz ilk günler için çok faydalıdır. Ayrıca, sezaryen geçirdiyseniz, bu pozisyon, bebeğin ağırlığı ile yara bölgesine baskı yapmadığı için de rahatlık sağlar. **Bebeğin yüzünün etrafında yastık ve battaniye olmadığından emin olun** ki güvenlik sağlansın.
“Geleneksel” ya da Beşikte Pozisyonu
En sık kullanılan pozisyonlardan biridir. Rahat ve sağlam bir koltukta oturun, oturma yeri çökmesin, sırtınızın desteklendiğinden emin olun. Ayaklarınız yere ulaşmıyorsa, bacaklarınızı desteklemek ve belinizi rahatlatmak için bir yastık ya da minder kullanın.
Bebeği, başı ön kolunuzda, dirsek çukurunda tutun ve bedenini kol ve elinizle destekleyin. Bebeği uygun yükseklikte tutmak için emzirme yastığı kullanmanız gerekebilir ve ona eğilmemek için bu yastığı kullanmalısınız. Bebeğin karnı her zaman sizin karnınıza yapışmalıdır. Başlangıçta açıkladığımız gibi, bebeğin ağzını açtığında memeyi ona yaklaştırın.
Belinizi öne doğru eğmemeye dikkat edin. Bebek memeye gitmelidir, memeyi bebeğe değil. Bebeğin omuzlarının bölgesine elinizi koymak, onun memeye doğru hafifçe uzanmasını sağlamak için yardımcı olur, bu da derin ve ağrısız bir yapışmayı teşvik eder.
Çapraz Beşik Pozisyonu
Bu varyasyonda, bebek, sunulan meme ile ters koldan tutulur. Eğer sağ memeyi veriyorsanız, sol kolunuzla tutarsınız, ve tersine. Bu, bebeğin başı üzerinde daha fazla kontrol sağlamanızı ve yapışını daha iyi yönlendirmenizi sağlar.
Bu, emzirmenin ilk günlerinde, yapışmada zorluk çeken bebekler için ya da annenin düz ya da içe dönük meme uçları olduğunda özellikle faydalıdır. Meme ucunun ağza girişi yönünü düzeltmeye ve yaralara neden olan sürtünmeyi azaltmaya yardımcı olur.
Ragbi Pozisyonu ya da Amerikan Futbolu Pozisyonu
İyi desteklenmiş bir şekilde oturun, beşik pozisyonundaki gibi. Bebeği koltuk altınızın altına yerleştirin, başını tutan elinizle ve bedenini sırtınıza doğru, karnı yanınıza yaslanacak şekilde yerleştirin. Ayakları geriye doğru bakar.
Bebeği doğru yükseklikte tutmak için sağlam bir yastık gerekecektir. Elinizle başını memeye doğru yönlendirin. Bu pozisyona ragbi denir çünkü oyuncuların koşarken topu nasıl tuttuklarına benzer.
Bu pozisyon, büyük memeleri olan anneler, prematüre ya da düşük kilolu bebekler için çok faydalıdır, ayrıca sezaryen sonrası bebek karnınıza baskı yapmadığı için de tercih edilir. Ayrıca, gaz oluşumunu önlemek için iyi bir seçenek olarak kabul edilir, çünkü bebeğin karnı memeyle hizalanır ve hava girişi azalır.
Yatık Pozisyon ya da Doğal Emzirme
Bu, yeni doğanın içgüdülerini kullanarak memeye ulaşmasını ve yapışmasını teşvik eden “doğal emzirme” ile ilişkilendirilmiş bir pozisyondur. Rahat bir yer seçin ve tamamen yatmadan, sırtınızı, omuzlarınızı ve başınızı iyi destekleyerek geriye yaslanın. Vücudunuz hafifçe geriye doğru eğilmiş bir açıda olmalıdır.
Bebeği, karnı uzunlamasına sizin karnınıza yaslanacak şekilde yerleştirin, böylece tüm gövdesi ve karnı bedeninizle temas etsin. Başını memenizin üzerine koyun, bir yana yaslanmış bir yanağı olsun. Bebeğin meme ucuna ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz, ancak onun başını sallayıp aramasına izin verin, çünkü bu hareket, oldukça etkili bir spontan yapışmayı aktive eder.
İlk günlerde, bebek sadece bezli olarak cildin cildine uygulamak çok faydalıdır. Bu temas, süt üretimini teşvik eden hormonların salınımını artırır ve ikinizin de içgüdülerinizi “uyandırmanıza” yardımcı olur.
Oturmuş Bebek Pozisyonu ya da At Pozisyonu
Anne, geleneksel pozisyonda olduğu gibi iyi desteklenmiş bir şekilde oturur ve bebeği önünde, daha dik bir pozisyonda oturtur, ağzı meme ucuna dönük olmalıdır. Bir elinizle bebeğin çenesini ve alt yüzünü tutarak parmaklarınızla bir “C” ya da “U” yaparak çene stabilizasyonuna ve emmenin iyileşmesine yardımcı olabilirsiniz.
Bebeğin bacakları bir yana veya annenin uyluğunun üzerine yerleştirilebilir. Bebeğin gövdesi, sunulan meme tarafındaki ön kolun üzerine yaslanır.
Bu pozisyon, annelerin büyük memeleri olduğunda, “hipotonisi” (zayıf kasları olan) bebeklerde, gastroözofageal reflü ya da bazı nörolojik ya da damak bozuklukları olan bebeklerde çok faydalıdır, çünkü daha dik pozisyon emme-yutma-nefes koordinasyonunu kolaylaştırır ve regürjitasyonu azaltır.
Meme Ucu Yaralarını Önlemek: Pozisyon ve Bakım
Meme ucu yaralarını önlemek için, önleme üzerine odaklanmak çok önemlidir. İyi bir emzirme tekniği, sürtünme, yoğun ağrı, mastit ya da hatta emzirmeyi erken bırakma gibi komplikasyonları önler. Sürekli ağrı, genellikle kötü bir yapış ya da uygun olmayan bir pozisyonu gösterir.
İyi bir yapışın işaretleri şunlardır:
- Bebeğin çenesi memeye değiyor, genellikle burundan daha derin.
- Ağzı çok iyi açılmış, 90 dereceden daha büyük bir açıyla.
- Alt dudak dışarı doğru çevrilmiş (evert edilmiş) ve tercihen üst dudak da öyle.
- Yuvarlak ya da düz yanaklar, asla emme sırasında çökük olmamalıdır.
- Ağzın üst kısmında altta olandan daha fazla areola görünmelidir.
- Boyun hafifçe uzatılmış, annenin memesine çene yapışmamış olmalıdır.
- Meme ucu, ağzından uzamış olarak çıkmalı, ezilmiş ya da “uç” şeklinde olmamalıdır.
Pozisyonu ayarlamanın yanı sıra, meme ucu cildine de dikkat etmek gerekir. Cildin hafif nemli ve korunaklı tutulması, elastikiyetini ve dayanıklılığını artırır:
- Emzirmeden sonra, meme ucu ve areola üzerine birkaç damla kendi sütünüzü bırakabilir ve havada kurumasını bekleyebilirsiniz. Anne sütü, hafif yara iyileştirici ve antibakteriyel özelliklere sahiptir.
- Aşırı temizlik, cildin doğal lipid bariyerini bozduğundan, agresif sabunlardan kaçının ve bölgeyi sadece ılık suyla temizleyin.
- Bir kremaya ihtiyaç duyarsanız, emzirme ile uyumlu, memeye uygun ve emzirmeden önce çıkarılmasına gerek olmayan özel ürünler seçin ve her zaman sağlık uzmanınıza danışın.
- Çok sıkı ya da meme ucuna sürtünen dikişli sütyenlerden kaçının, çünkü bu sürtünmeyi artırır.
Eğer bu bakımlara rağmen yaralar oluşursa, hızlı bir şekilde harekete geçmek önemlidir: yapışı kontrol edin, pozisyonları değiştirin ki baskı her zaman aynı bölgeye düşmesin, emzirmeler arasında memeyi mümkün olduğunca kuru ve havalandırılmış tutun ve eğer ağrı çok yoğun ise, bir ebe, emzirme danışmanı ya da doktorla görüşün.
Ne Zaman Profesyonel Yardım Almalısınız?
Birçok ayarlama evde yapılabilirken, eğer:
- Ağrı çok yoğun ya da pozisyonu düzeltmeye rağmen birkaç gün içinde iyileşmiyorsa.
- Derin yaralar, yoğun kanama ya da enfeksiyon belirtileri (belirgin kızarıklık, yerel sıcaklık, iltihap, ateş) varsa.
- Bebek memeyi reddediyorsa ya da süt akmadığı için hayal kırıklığı yaşıyorsa.
- Yaralar, temel bakımlara ve yapış düzeltmelerine rağmen iyileşmiyorsa.
- Meme içinde ağrılı kitleler, titreme ya da genel rahatsızlık hissediyorsanız, bu durum mastit belirtisi olabilir.
Bir emzirme danışmanı, ebe ya da pediatrist, pozisyonu, yapışı detaylı bir şekilde gözden geçirebilir, bebeğin ağzını ve frenulumunu değerlendirebilir ve emzirmeyi rahat ve güvenli bir şekilde sürdürmeniz için gerekli kişiselleştirilmiş ayarlamaları önerir.
Rahat ve sakin bir ortam bulmanız önemlidir: kimse doğuştan bu konuda yetenekli değildir ve ikinizin de birbirinizi tanıması ve öğrenmesi gerekir. Zaman ayırmak ve gerektiğinde yardım istemek, emzirmenizi korumanın ve hem sizin hem de bebeğinizin refahını sağlamanın en iyi yollarından biridir.
Uygun bir pozisyon, derin bir yapış ve meme bakımında küçük günlük özen ile, çoğu rahatsızlık ortadan kalkar ve emzirme, hem anne hem de bebek için çok daha keyifli, güvenli ve etkili bir hale gelir.
Yorumlar
(0 Yorum)