Geçenlerde bir parkta, bir köpeğin başka bir köpeğin üzerine atladığını ve onu ısırmaya başladığını gördüm. Bu durumun nasıl bir manzara oluşturduğunu hayal edebilirsiniz. Köpeklerin sahipleri, birinin "tehlikeli köpekler" olarak adlandırılan bir ırka ait olduğunu düşündüğüm köpeği ayırmaya çalışıyordu ve çocuklar bu duruma ağlayarak tepki veriyordu. İlk aklıma gelen düşünce, "ya o köpek bir çocuğa saldırmış olsaydı?" oldu.
Eğer bir ebeveynseniz ve büyük bir köpekle karşılaşırsanız, ilk düşünceniz çocuğunuzu korumak ve olası bir yaklaşımı önlemek olacaktır. Ancak, bu köpek bir arkadaşınızın köpeği ya da çocuğunuzun tanıdığı bir köpekse ve selam vermek istiyorsa ne olacak? Her yıl birçok insan köpekler tarafından ısırılıyor ve bu nedenle çocuklarımızın tanımadıkları köpeklere yaklaşmalarına izin vermemeliyiz. Bazı insanlar köpek ısırıkları nedeniyle cerrahi müdahale, hastaneye yatış ve uzun süreli tıbbi ve psikolojik takip gerektirebiliyor. Bu kişilerin çoğu küçük çocuklar ve ısırıkların büyük bir kısmı, köpek ve çocuk eğitimi ile önlenebilirdi.
Köpeklerin Neden Isırdığını Anlamak Gerekiyor

Köpekler birçok nedenle ısırabilir. Bu, köpek sahiplerinin çocukların bulunduğu ortamlarda köpeklerini nasıl yöneteceklerini anlamaları açısından önemlidir. Köpekler evcil hayvan olarak kabul edilir, ancak duygusal varlıklar olduklarını ve davranışlarının duygularına, önceki deneyimlerine ve içgüdülerine dayandığını unutmamalıyız.
Büyük köpekler, küçük çocuklara göre fiziksel olarak üstün oldukları için koruma ya da savunma içgüdülerini sergileyebilirler. Bu, köpeğin bir alanı, kaynağı (yiyecek, oyuncak, yatak) ya da güçlü bir bağ kurduğu bir kişiyi korumaya çalıştığında ve çocuğu bir tehdit olarak algıladığında meydana gelebilir. Oysa çocuk sadece oynamak ya da sarılmak istiyor olabilir.
Köpek davranış bilimi açısından, agresiflik bir "karakter kusuru" değil, koruma ve hayatta kalma davranışıdır. Sorun, bu davranışın aşırı, öngörülemez ya da günlük ortamlarda ortaya çıkmasıdır. Araştırmalar, insanlara, özellikle çocuklara yönelik farklı agresiflik türlerini tanımlamaktadır. Bu türleri anlamak, riskli durumları önlemeye yardımcı olur:
- Korku kaynaklı agresiflik: Köpek kendini köşeye sıkışmış ya da kaçış imkanı kalmamış hissettiğinde ortaya çıkar. Bu, çocuklarla yeterince sosyalleşmemiş ya da onlarla olumsuz deneyimler yaşamış köpeklerde sık görülür.
- Sosyal çatışma kaynaklı agresiflik: Aile ortamında, tutarsız kurallar, uygunsuz cezalar ya da köpeğin "neye izin verildiği" konusunda kafa karışıklığı yaşadığı durumlarda ortaya çıkar.
- Kaynak koruma kaynaklı agresiflik: Köpek, değerli bulduğu şeyleri (yiyecek, oyuncak, yatak, belirli bir kişi) korumak için tepki verebilir.
- Toprak koruma kaynaklı agresiflik: Köpek, kendi topraklarına (ev, bahçe, kapı, araba) yabancı kişilerin girmesi durumunda tepki verir.
- Yönlendirilmiş agresiflik: Köpek bir uyarıcı (başka bir köpek, bir gürültü, bir korku) tarafından harekete geçer ve en yakınındaki kişiyi ısırabilir, bu da bir çocuk olabilir.
- Oyun kaynaklı agresiflik: Genç köpeklerde sık görülen bu durum, ısırma gücünü kontrol etmeyi öğrenmemiş köpeklerde ortaya çıkar. Görünüşte oyun oynuyorlar, ancak gerçek zarar verebilirler.
- Avcılık kaynaklı agresiflik: İnsanlara karşı nadir görülse de, özellikle koşan, bağıran ya da düzensiz hareket eden küçük çocuklar için potansiyel olarak çok tehlikelidir.
- Anne koruma kaynaklı agresiflik: Bir dişi köpek, yavrularını korumak için birinin çok yaklaşması ya da izinsiz müdahale etmesi durumunda ısırabilir.
Bunların yanı sıra, organik nedenler (ağrı, nörolojik problemler, hormonal bozukluklar, hastalıklar) de agresifliği tetikleyebilir veya artırabilir. Bu nedenle, davranışta ani bir değişiklik olduğunda, veterinerle görüşmek ve gerekiyorsa bir davranış uzmanına yönlendirilmek önemlidir.

Beş yaşından küçük çocuklar, hayvanlar ya da insanlar söz konusu olduğunda sınır kavramını çoğu zaman anlamazlar. Bu, çocuk için tanıdık olan hayvanlarla, örneğin ev köpekleri veya kedileriyle etkileşimde daha belirgindir. Onları kucaklamak, üzerine çıkmak, kuyruklarından ya da kulaklarından çekmek isterler, bunun acı ya da korku yaratabileceğini anlamadan. Bir köpeğin bölgesini işaretlemek ya da kaynaklarını korumak istemesi ve çocuğun sınırları anlamaması, ciddi bir probleme yol açabilir.
Isırıkların Çoğu Ne Zaman Gerçekleşir?

Çocuklardaki köpek ısırıklarının büyük çoğunluğu, tanımadıkları köpeklerle sokakta değil, evde ya da aile ortamında meydana gelir. Genellikle arkadaşların, akrabaların ya da kendi ailelerinin köpekleriyle ilişkilidir. Bu, halk sağlığı verileriyle de örtüşmektedir: Çocuklara yönelik ısırıklar, genellikle günlük aktiviteler sırasında ve çocukların tanıdığı ve güvendiği köpeklerle gerçekleşmektedir.
Bir köpek, bir çocuğun kuyruğuna, tüyüne ya da kulaklarına çekiştirmesi, üzerine çıkması, sıkı bir şekilde sarılması ya da bir duvara ya da kanepeye sıkıştırması durumunda ısırabilir. Eğer bir çocuk bir köpeğe arkasından yaklaşırsa ve onu korkutursa, köpek de korku tepkisi olarak saldırabilir. Diğer yaygın nedenler şunlardır:
- Ağrılı ya da hasta köpekler: Hasar görmüş bir eklem, kulak enfeksiyonu ya da diş problemi, çocuğun o hassas bölgeyi dokunması durumunda köpeğin tepki vermesine neden olabilir.
- Kaynakları koruyan köpekler: Yiyecek, kemikler, oyuncaklar, yatak, kanepe ya da belirli bir kişiyi koruyabilirler.
- Aşırı heyecanlı köpekler: Yoğun oyunlar, koşmalar, bağırmalar, etrafta yüksek sesle konuşan çocuklar köpeği aşırı heyecanlandırabilir.
- Çocuklardan korkan köpekler: Erken sosyalleşme eksikliği ya da olumsuz deneyimler nedeniyle.
- Bir çocuğu koşarken av olarak gören köpekler: Hızlı hareket, av içgüdülerini tetikleyebilir.
Çocuklardaki yaralanmalar genellikle baş, boyun ya da yüz bölgesindedir; bu bölgeler çok hassastır ve önemli ve görünür fiziksel izler bırakabilir. Bunun nedeni, çocuğun yüzünün köpeğin ağzına denk gelmesi, özellikle orta ya da büyük boy köpeklerde, ve birçok olayın çocuğun hayvanı kucaklamak ya da öpmek istediğinde meydana gelmesidir.
Fiziksel yaralanmaların yanı sıra duygusal sonuçlar da vardır: köpeklere karşı yoğun korku, kabuslar, sokağa çıkma isteksizliği, görünür yaralar nedeniyle utanç, saldırının gerçekleştiği yerden geçerken kaygı gibi. Bu etkiler, doğru bir şekilde ele alınmadığı takdirde yıllarca sürebilir.
Çocuklara Köpek Isırıklarını Önlemeyi Öğretmek

Çocuklara köpek ısırıklarını önleme ve köpeklerin yanında güvende olma konusunda eğitim vermek gereklidir. Eğitim erken başlamalı ve sık sık, basit ve çocuğun yaşına uygun bir şekilde tekrar edilmelidir. Bu nedenle, her fırsatta köpekler hakkında konuşmak, onlarla nasıl etkileşimde bulunduğunuzu, hayvanların ailedeki rolünü ve ısırılmaktan nasıl kaçınılacağını anlatmak önemlidir.
Küçük çocuklarınız varsa, onların köpeklerin yanında her zaman gözetim altında olmalarını sağlamalı ve çocuğun köpekle nasıl etkileşimde bulunduğunu gözlemlemelisiniz. Böylece çocuklar, köpeklerle nazik ve tatlı bir şekilde etkileşimde bulunmayı öğrenirler. Unutmayın ki hiçbir köpek, ne kadar iyi olursa olsun, bir bebek ya da küçük bir çocukla yalnız bırakılmamalıdır.
Çocukların köpekleri saygıyla karşılamayı öğrenmelerine yardımcı olmak için bu ipuçlarını dikkate almayı unutmayın:
- Tanınmayan köpeklere yaklaşmaktan kaçının, özellikle bağlı, bir çit arkasında ya da bir arabada olanlara.
- Köpeğin sahibini tanıyorsanız, ona her zaman önce izin istemelisiniz ve ilk kez köpeği okşamak için sahibinin yardımını alarak, nasıl ve nereden dokunacağınızı öğrenmelisiniz.
- Çocuğunuzun köpeklerle yalnız oynamasına izin vermeyin ve agresif, güvensiz ya da "potansiyel olarak tehlikeli köpekler" olarak sınıflandırılan köpeklere doğrudan gözetim olmadan yaklaşmasına izin vermeyin.
- Çocuklara bağırmaktan, koşmaktan, vurmak ya da köpeğe ani hareketler yapmaktan kaçınmayı öğretin, çünkü birçok hayvan kolayca korkar ya da heyecanlanır.
- Çocuklara net talimatlar verin: Eğer bir köpek peşlerinden geliyorsa, koşmamalıdır; bir "ağaç" haline gelmelidir: sessiz olmalı, elleri aşağıda tutmalı, köpeğe göz teması kurmamalı ve ayaklarına bakarak hareketsiz durmalıdır. Eğer bir köpek onu yere düşürürse, başını ve boynunu kollarıyla korumayı ve kıvrılmayı öğrenmelidir.
- Çocuğa köpeğin özel alanına saygı göstermeyi öğretin; köpeğin orada olduğu zaman çocuğun yaklaşmaması veya rahatsız etmemesi gerektiğini belirtin. Bu, köpeğin evi, yatağı, taşıma kutusu ya da dinlendiği kanepe olabilir. Ancak köpeğin aileden izole edilmemesi gerekir: grup içinde yer almalı, net kurallara ve sevgiye sahip olmalıdır, dışlanmamalıdır.
- Çocuğun köpeklerin beden dilini anlamasını sağlayın: kulaklar geri, kuyruk bacaklar arasında, homurdanma, gergin dudaklar, tüylerin kabarması, başı çevirme, tekrar tekrar yalama gibi belirtiler, çocuğun öğrenmesi gereken rahatsızlık ya da korku işaretleridir.
- Çocuklara köpeklerin de duyguları ve hisleri olduğunu ve bazen oynamak isteyip bazen istemediklerini öğretin; bu duruma saygı gösterilmelidir. Köpek uyurken, yemek yerken ya da yavrularıyla birlikteyken rahatsız edilmemelidir.

- Çocuklara asla bir köpeğin kuyruğuna, kulaklarına çekiştirmemeyi ve ona sert bir şekilde çıkmaktan, üzerine çıkmaktan ya da fazla sıkı sarılmaktan kaçınmayı öğretin.
- Köpekleri bebeklerin bulunduğu odalardan uzak tutun, doğrudan ve sürekli bir yetişkin gözetimi olmadan.
- Köpeğin çocuğunuzu okşamasından önce, köpeğin çocuğu koklamasına izin verin ve çocuğu köpeğin yüzüne ya da kuyruğuna yaklaştırmayın. En iyisi, köpeği yavaşça yan tarafına ya da sırtına okşamaktır, özellikle başlangıçta doğrudan göz teması kurmaktan kaçınarak.
- Çocuklara evcil köpekler üzerinde fazla sorumluluk vermekten kaçının, özellikle henüz buna hazır değillerse. Temel görevler (yürüyüş, besleme, eğitim) her zaman bir yetişkinin sorumluluğunda olmalıdır.
Başka Köpeklerle ve Aile Köpeği ile Nasıl Davranılmalı?
Çocukların çoğu, hatta çok sevimli görünen bir köpeğin bile korktuğunda ya da tehdit altında hissettiğinde onlara zarar verebileceğinin farkında değildir. Bu nedenle, onlara yabancı köpeklerle ve evdeki köpekle nasıl davranacaklarına dair net kurallar öğretmek çok önemlidir.
Yabancı köpeklerle etkileşimde bulunurken, çocuklar şunları öğrenmelidir:
- Tüm köpek ırkları, boyutları ve karışımları ısırabilir; bir köpeğin küçük ya da sevimli görünmesi, onun zararsız olduğu anlamına gelmez.
- Köpeği okşamak için her zaman sahibine izin sormalısınız. Eğer sahibi hayır derse, buna saygı göstermelisiniz.
- Köpeği dokunmadan önce, köpeğin çocuğun elini görmesine ve koklamasına izin vermeli, elini rahat tutmalı ve parmaklarını bir arada bulundurmalıdır.
- Köpeğe doğru koşulmamalı ya da ondan kaçılmamalıdır, hatta biraz korkutucu olsa bile.
- Eğer köpek yaklaşırsa, çocuk sakin kalmalı, köpeğe doğrudan bakmamalı ve ya hareketsiz kalmalı ya da yavaşça uzaklaşmalıdır.
- Eğer bir köpek ısırmaya çalışıyorsa, çocuk bir şey (bir sırt çantası, bir ceket, bir bisiklet) ile kendisi ile hayvan arasında bir engel koyabilir. Eğer köpek onu devrilirse, bir top haline gelmeli, yüzünü ve boynunu kollarıyla korumalı ve hareketsiz kalmalıdır.
Ayrıca, çocukların köpeklerle etkileşimde bulunurken bazı "asla"ları içselleştirmeleri önemlidir:
- Asla bir köpeği fazla sıkmamalı, havaya fırlatmamalı, üzerine düşmemeli ya da ona zıplamamalıdır.
- Asla bir köpekle dalga geçmemeli, kuyruğuna ya da kulaklarına çekiştirmemeli ya da onu sıkıştırmamalıdır.
- Köpeğe yemek yerken, uyurken ya da yavrularını korurken rahatsız edilmemelidir.
- Asla bir köpeğin ağzından kemik, yiyecek ya da oyuncak almamalı ve sert bir şekilde boğuşmamalıdır.
- Parmaklar arasında çok lezzetli yiyecekler sunmamalıdır; bunları, tüm parmaklar bir arada olacak şekilde avuç içine koymak çok daha güvenlidir.
- Köpeği bir köşeye, duvara ya da eşyaya sıkıştırmamalı ya da onu "oyun" oynamak için kapatmamalıdır.
Aile köpeği söz konusu olduğunda, bu kurallara ek olarak, yetişkinlerin şunları yapması gerekir:
- Ailenin yaşam tarzına ve enerji seviyesine uygun bir köpek seçmek.
- Köpeğin tüm aşılarını ve veteriner kontrollerini yaptırdığından emin olmak ve veterinerle kısırlaştırmayı değerlendirmek.
- Köpeğe günlük egzersiz, zihinsel uyarım ve pozitif pekiştirme ile eğitim sağlamak.
- Korku, stres ya da agresiflik belirtileri gösterdiğinde, profesyonel yardım (davranış uzmanı veteriner, köpek eğitmeni) almak.
- Çocuklarla köpekler arasındaki etkileşimleri her zaman denetlemek, özellikle çocuklar 10 yaşından küçükse.
- Denetim sağlanamadığında fiziksel engeller kurmak (güvenlik kapıları, çocuk parkları, ayrı odalar) ve çocuğun ve köpeğin yalnız kalmasını önlemek.
Köpeğin Davranışındaki Uyarı İşaretleri
Önlemenin önemli bir parçası, hem yetişkinlere hem de daha büyük çocuklara, köpeğin rahatsız hissettiğinde ya da tepki vermek üzere olduğunda beden dilini tanımayı öğretmektir. Birçok saldırı, uyarı işaretlerinin gözden kaçırılması ya da cezalandırılması nedeniyle gerçekleşir (örneğin, köpek homurdandığında ona kızmak).
Saygı gösterilmesi gereken bazı rahatsızlık ya da korku işaretleri şunlardır:
- Kulaklar geri ya da başa yapışık.
- Düşük ya da bacaklar arasında kuyruk, bazen hızlı ve gergin hareketlerle.
- Çökmüş bir duruş, sert bir beden, ağırlık geriye doğru.
- Tekrarlanan esnemeler, ağız yalama, başka yöne bakma.
- Homurdanma, diş gösterme, kısa ve derin havlamalar.
- Uzaklaşma ya da bir yetişkinin ya da bir eşyanın arkasına saklanma girişimleri.
Bir köpek bu işaretleri bir çocuk yakınındayken gösterdiğinde, ona kızmak yerine, sakin bir şekilde mesafeyi artırmak, uzaklaşmasına izin vermek ve rahatsızlığının nedenini kontrol etmek (aşırı sert oyun, ağrı, alan ihlali vb.) önemlidir.
Ebeveynlerin ve Köpek Sahiplerinin Yapması Gerekenler
Isırıkların önlenmesi, çocuklarla birlikte yaşayan yetişkinler ile köpeklerle birlikte yaşayanların ortak sorumluluğudur. Büyük bir fark yaratan bazı temel önlemler şunlardır:
- Köpek evinize gelmeden önce iyi bir seçim yapmak: ırkın ya da bireyin karakteri, enerji seviyesi ve ihtiyaçları hakkında bilgi edinmek, evlat ediniliyorsa geçmişini öğrenmek ve çocukların bulunduğu evlerde insanlara karşı açıkça saldırgan geçmişi olan köpeklerden kaçınmak.
- Köpeği küçük yaşlardan itibaren her türlü insanla, çocuklar da dahil, kontrollü ve olumlu ortamlarda sosyalleştirmek, köpeğin kendi hızında yaklaşmasına izin vermek ve asla zorlamamak.
- Köpeği eğitim sınıflarına kaydettirmek ya da evde bir profesyonelle çalışarak net ve tutarlı kurallar oluşturmak.
- Köpeğin sağlığını korumak: düzenli veteriner kontrolü, kronik ağrının kontrolü, dengeli beslenme, yeterli egzersiz ve tahmin edilebilir ancak zengin uyarıcı bir ortam sağlamak.
- Her zaman halka açık alanlarda tasma kullanmak, yerel yönetim kurallarına uymak ve yasalar gerektiriyorsa ağızlık ve diğer güvenlik önlemlerini almak.
- Evinizde, denetim sağlanamadığında fiziksel engeller kurmak (güvenlik kapıları, çocuk parkları, ayrı odalar) ve çocuğun ve köpeğin yalnız kalmasını önlemek.
Eğer Bir Köpek Çocuğunuzu Isırırsa Ne Yapmalısınız?
Tüm önlemlere rağmen çocuğunuz ısırıldıysa, enfeksiyon ve komplikasyon riskini azaltmak ve durumu sağlık otoritelerine ya da hayvan kontrolüne bildirme gerekip gerekmediğini değerlendirmek için hızlı ve düzenli bir şekilde hareket etmek önemlidir.
Aşama aşama, şunları yapmalısınız:
- Sakin kalın ve çocuğu köpekten güvenli bir şekilde uzaklaştırın, o anda hayvana vurmak ya da ceza vermekten kaçının, böylece durumu daha da kötüleştirmeyin.
- Köpeğin aşı kartını isteyin ve sahibinin adını, adresini ve telefonunu alın, ayrıca hayvanın düzenli veterinerinin iletişim bilgilerini de edinin.
- Yarayı hemen bol su ve sabunla birkaç dakika yıkayın. Bu, bakteri yükünü azaltmaya yardımcı olur.
- Eğer yara kanıyorsa, nazikçe temiz bir gazlı bez ya da bezle bastırın.
- Çocuğunuzu hemen bir tıbbi merkeze, acil servise ya da çocuk doktoruna götürün; antibiyotik, tetanoz aşısı ya da kuduz profilaksisi gerekip gerekmediğini değerlendirin, duruma ve yerel önerilere göre.
- Köpekle ilgili tüm bilgileri (aşılar, önceki davranış, saldırının kışkırtılıp kışkırtılmadığını) saklayın, böylece sağlık uzmanına ya da yetkililere gerektiğinde sunabilirsiniz.
- Sonraki günlerde çocuğun duygusal durumunu gözlemleyin: kabuslar, köpeklere karşı yoğun korku, dışarı çıkma isteksizliği vb. ve gerekirse psikolojik yardım isteyin.
Eğer kendi köpeğiniz birine ısırdıysa, yaralı kişiye yardımcı olmanın yanı sıra sağlık uzmanları ve yetkililerle işbirliği yapmak, davranış uzmanı bir veterinerle mümkün olan en kısa sürede görüşmek ve nedenleri değerlendirmek için bir çalışma planı oluşturmak önemlidir. Cezalandırma, uzun süreli izolasyon ya da durumu daha da kötüleştirebilecek olumsuz yöntemlerden kaçınmak önemlidir.
Çocuklar ve köpekler arasındaki ilişki, her ikisi için de harika ve çok zenginleştirici bir deneyim olabilir: köpekler oyun arkadaşları, duygusal destek ve sorumluluk, empati ve saygı öğrenme kaynağı olabilir. Ancak bu ilişkinin güvenli olması için yetişkinlerin rolünü üstlenmeleri şarttır: hayvanı iyi seçmek, sosyalleştirmek ve eğitmek, çocuklarla etkileşimleri denetlemek ve çocuklara köpeğe saygı, sakinlik ve sevgi ile yaklaşmayı öğretmek. Bilgi, önleme ve sağduyu ile, çocuklardaki köpek ısırıklarının çoğu önlenebilir ve birlikte büyüyüp sağlıklı ve kalıcı bir bağ kurmalarına olanak tanınabilir.
Yorumlar
(7 Yorum)