İlk araştırmalar, üretim sürecinin belirli bir unsuruna işaret ediyor: Fransız yetkililer, soruşturmaların, olası kontaminasyon kaynağı olarak belirli bir bileşeni tanımlamayı başardığını belirtti. Bu, bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla genellikle formüllerde kullanılan, bir Çinli tedarikçi tarafından sağlanan, araşidonik asit açısından zengin bir yağ. Bu bileşen şimdi titiz bir inceleme altında.

Cereulida Toksininin Rolü ve Sağlık Riskleri

Cereulida, belirli Bacillus cereus suşları tarafından üretilen, termal işlemlere dayanabilen ve kötü saklanmış toz veya hazırlanmış gıdalarda bulunabilen bakteriyel kökenli bir toksindir. Varlığı, özellikle küçük bebeklerde yoğun kusma, karın ağrısı ve ishal gibi gıda zehirlenmesi vakaları ile ilişkilendirilir.

Bordeaux'da incelenen durumda, Savcılık, eğer varlığı doğrulanırsa, bebeğin tükettiği sütlerdeki cereulida konsantrasyonunun, bu kadar savunmasız bir organizmada ciddi bir reaksiyona neden olacak kadar yeterli olup olmadığını belirlemek istiyor. Yenidoğanlarda, hızlı dehidrasyon veya zehirlenme kaynaklı çoklu organ yetmezliği, çok kısa sürede dramatik sonuçlar doğurabilir.

Şu anda, Fransız sağlık otoriteleri, toksinin ölümün doğrudan nedeni olduğuna dair resmi bir doğrulama olmadığını ısrarla vurguluyor. Ancak, bu olasılığın masada olması, bebek sütlerinin kalite kontrollerinin güçlendirilmesine ve bileşenlerin ve üretim süreçlerinin kökenlerinin gözden geçirilmesine yol açtı.

Aileler için, özellikle İspanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde, bu durum bir kaygı ve kafa karışıklığı karışımı yaratıyor. Birçok ebeveyn, formül markasını değiştirmeleri gerekip gerekmediğini, sahip oldukları partilerin etkilenip etkilenmediğini veya evdeki formül sütünün bebekleri için güvenli olup olmadığını merak ediyor. Yetkililer, resmi geri çekim listelerini dikkatlice takip etmeyi ve herhangi bir şüphe durumunda pediatristle danışmayı öneriyor.

Daha fazla veri beklenirken, denetim organları, belirli partilerin geri çekilmesinin, bir markanın tüm ürünlerinin tehlikeli olduğu anlamına gelmediğini, bunun potansiyel riski en aza indirmek için bir önlem olduğunu hatırlatıyor. Ancak, yenidoğanlar için risk toleransının neredeyse sıfır olması gerektiğini vurguluyorlar.

Foodwatch'tan Şikayetler ve Eleştiriler

Durumun açıkça siyasi ve sosyal bir boyutu da var. Gıda tüketicilerinin haklarını savunmaya adanmış Foodwatch adlı STK, bazı bebek sütlerinin neden hala satışta olduğunu açıklığa kavuşturmak için resmi bir şikayette bulunacağını duyurdu, oysa bu sütlerin kontaminasyon sorununu bildiği iddia ediliyor.

Bu organizasyona göre, cereulida ile ilişkili risklerin en az iki aydır bilindiği ifade ediliyor. Foodwatch, bu süre zarfında ailelere bilgi vermek ve potansiyel olarak tehlikeli tüm partilerin geri çekilmesi için yeterli şeffaflık ve hızda hareket edilmediğini savunuyor.

Foodwatch, “dünyada milyonlarca bebek” bu durumdan etkilendiğini, bunun mutlaka onaylanmış bir hastalık şeklinde olmayabileceğini, ancak şu anda şüphe altında olan ürünlerin potansiyel tüketicileri olabileceğini belirtiyor. Bu, Nestlé, Danone veya Lactalis gibi markaların bebek gıdası pazarındaki uluslararası etkisini gösteren bir rakam.

Foodwatch, özellikle Nestlé'yi “açık bir şeffaflık eksikliği” ile suçlayarak, ürünlerin geri çekilmesinin Aralık ayından bu yana “damla damla” yapıldığını belirtiyor. Organizasyon, bazı ülkelerde “sessiz çekimlerin” gerçekleştiğini, yani belirli partilerin açık ve net bir bilgi verilmeden geri çekildiğini iddia ediyor.

Bu eleştiriler, Fransa ve Avrupa'nın diğer yerlerinde büyük çok uluslu şirketlerin, bebekler ve yenidoğanlar için tasarlanmış ürünler söz konusu olduğunda herhangi bir sağlık riski tespit edildiğinde hızlı ve net bilgi verme yükümlülüğü üzerine kamuoyunda tartışmaları alevlendirdi. Ayrıca, gıda krizleri durumunda ulusal otoriteler ve şirketler arasındaki uyarı ve koordinasyon mekanizmaları konusundaki tartışmaları yeniden açtı.

Nestlé'nin Yanıtı ve Fransız Hükümeti'nin Tutumu

Suçlamalar ve artan sosyal huzursuzluk karşısında, Nestlé sakinleşmeye çalıştı. Şirketin çocuk beslenmesi bölümünün sorumlu yöneticisi Philipp Navratil, Ocak ortasında yaptığı açıklamada, “şu ana kadar, Nestlé ürünleri ile doğrudan bağlantılı hiçbir hastalık vakası” sağlık otoriteleri tarafından doğrulanmadığını ifade etti.

Navratil, belirli formül sütlerinin geri çekilmesinin, toksisiteye dair kesin kanıtlar olmadan bile, bebekler için herhangi bir riski önlemek amacıyla bir “önlem” olarak gerçekleştirildiğini vurguladı. Yönetici, ebeveynlere, ailelere, tıbbi personele ve müşterilere verdiği rahatsızlık ve huzursuzluk için “içten özürlerini” sundu, bu da şirketin sorumluluk kabul etmeden empati göstermeye çalıştığını gösteriyor.

Fransız hükümeti ise, Tarım ve Sağlık Bakanlıkları aracılığıyla, şu ana kadar, söz konusu bebek sütlerinin tüketimi ile bazı yenidoğanlarda gözlemlenen belirtiler arasında doğrulanmış bir nedensel bağlantı kurulmadığını yineledi. Yine de, yetkililer bağlamın ciddiyetini ve tüm sürecin sıkı bir denetimi gerektirdiğini kabul ediyor.

İki bakanlık ortak açıklamalarında, devlet hizmetlerinin, gıda güvenliği ajansları, üretici firmalar ve diğer etkilenen ülkelerin yetkilileri ile koordineli bir şekilde kapsamlı bir takip için “tamamen harekete geçirildiğini” vurguladı. Önceliklerinin, bebeklerin sağlığını korumak ve ailelere güvenilir bilgi sunmak olduğunu belirtiyorlar.

Bu arada, hem Nestlé hem de Lactalis, yalnızca resmi soruşturmalarla değil, aynı zamanda özellikle Avrupa pazarlarında, ailelerin en küçüklerinin ürünlerinin güvenliği ve kalitesine çok dikkat ettiği yerlerde önemli bir itibar kaybı ile karşı karşıya. Bordeaux'daki ceza soruşturması ve sağlık araştırmalarının sonuçları, tüketici güveni üzerinde kalıcı bir etki yaratabilir.

Süregelen bir ceza soruşturması, çeşitli ülkelerde ürünlerin geri çekilmesi, Foodwatch gibi organizasyonların müdahalesi ve sağlık otoritelerinin endişeleri, bu durumu Avrupa'da bebek formülünün güvenliği konusundaki tartışmanın merkezine yerleştiriyor. Cereulida'nın varlığı ve Çin kökenli bir bileşenin olası rolü hakkında kesin sonuçların doğrulanmasını beklerken, birçok aile, en küçüklerin beslenmesinin maksimum kontrol, şeffaflık ve sorumluluk gerektirdiğinin bilincinde olarak, her yeniliği kaygıyla izliyor.