Birçok ebeveyn, çocuklarının hayali arkadaşları olduğunu fark ettiklerinde endişeleniyor ve bunun bir zihinsel bozukluk olabileceğini düşünüyor. Ancak bu, gerçeğin çok uzağındadır. **Çocuklar hayali arkadaşlara sahip olabilirler ve bu durum herhangi bir sorun teşkil etmez; aksine, sağlıklı bir durumdur.** Hayali arkadaşlar, küçük çocukların aktif ve sağlıklı hayal gücünden kaynaklanabilir. Bu, onların duygularını ifade etme biçimidir ve gerçek olmasa da, oyun arkadaşı olarak onlara sosyal becerilerini geliştirme fırsatı sunar.
Her üç çocuktan biri hayali bir arkadaşa sahiptir; bu arkadaş bir insan, bir hayvan veya hatta cansız bir nesne olabilir. Çocuklar, okulda gerçek arkadaşları olsa bile, farklı özelliklere sahip hayali arkadaşlar yaratabilirler. Hayali arkadaşlar birkaç ay sürebilir, ancak çocuk bu arkadaşları ihtiyaç duyduğu sürece yaklaşık üç yıl boyunca aralıklı olarak var olabilir. **Hayali arkadaşların ortaya çıkması, özellikle çocukların iki ila üç yaşları arasında yaygındır ve bu dönem genellikle iki yaşından dört yaşına kadar uzanır.** Bu süreçte çocuk, dünyayı keşfederken hayal gücünü kullanır.
Bu fenomen, çocuğun hayal gücünün tam gelişim aşamasında ortaya çıkar ve düşünce biçimi hala kolayca hayal ve gerçekliği karıştırmaktadır. Ancak, hayali bir arkadaş uydurmak, çocuğun gerçek ile hayali ayırt edemediği anlamına gelmez; çoğu durumda, hayali arkadaşlarının hayal gücünün bir ürünü olduğunu gayet iyi bilirler, ancak onunla gerçek bir arkadaş gibi oynarlar.
Neden Çocuklar Hayali Arkadaşlar Yaratır?

Çocukların hayali arkadaşlar yaratmasının birçok nedeni vardır; bu arkadaşlar fiziksel olarak mevcut olan insanlarla etkileşimde bulunmalarına rağmen ortaya çıkabilir. Normal sosyal-duygusal gelişimden karmaşık duygularla başa çıkma ihtiyacına kadar, bu görünmez arkadaşlar çeşitli işlevler üstlenir. **Hayali arkadaşlar, yalnızlık ya da gerçek arkadaş eksikliği anlamına gelmez; aksine, çocuğun başkalarıyla nasıl ilişki kuracağını keşfettiği güvenli bir deneme alanıdır.**
Gelişimin ilk aşamalarında, çocuklar çevreleriyle etkileşimde bulunmayı aşamalı olarak öğrenirler. Çok küçük yaşlardan itibaren, bakıcılarına karşı verdikleri bakışlar, gülümsemeler ve ilk duygusal tepkeler, sosyal-duygusal gelişimlerinin temellerini atar. Hayal güçleri geliştiğinde, günlük yaşam sahnelerini yeniden yaratmaya ve “hayali oynamaya” başlarlar. Bu bağlamda, hayali arkadaş çok faydalı bir kaynak haline gelir.
Ayrıca, araştırmalar bu arkadaşları kontrol edilebilir figürler olarak tanımlar: çocuk, istediklerinde “gelmelerini” veya “gitmelerini” sağlayabilir. **Bu karar verme yeteneği, sahne ve karakter üzerinde kontrol sağlamak, erken yaşlarda çok değerli bir duygusal kontrol ve güven hissi sunar.**

- Hayali arkadaşlar, çocuklara çevreleri üzerinde kontrol sağlama fırsatı verirken, gerçek arkadaşlar oyuncaklarını alabilir veya çatışmalara neden olabilir. Hayali bir arkadaş asla böyle bir şey yapmaz, bu nedenle oyun için mükemmel bir arkadaş olur; her zaman hazırdır ve çocuğun kurallarına göre davranır.
- Hayali arkadaşlar, çocukların uygunsuz davranışlar sergilediklerinde kolayca suçlayacakları figürler olabilir. Ayrıca, yoğun duyguları ifade etmelerine yardımcı olurlar. Örneğin, kızınız size “Cuqui bu ayakkabıları sevmiyor ve giymek istemiyor” diyebilir; bu aslında kendi ayakkabılara karşı duyduğu reddi ifade etmektedir.
- Hayali arkadaşlar, çocuğa güven ve rahatlık duygusu oluşturarak, kendine güven ve cesaret göstermesi için fırsatlar sunar. Kendi korkularını yatıştırmalarına yardımcı olabilirler; örneğin, “Cuqui, yatağının altındaki canavarlardan korkma” diyerek korkuyu yönetilebilir bir diyaloga dönüştürebilirler.
- Hayali arkadaşlar sürekli bir arkadaşlık sağlayabilir; bu, gerçek arkadaşların her zaman sunamayacağı bir şeydir. Her zaman mevcut olup, çocuğun ihtiyaç duyduğu oyun veya konuşma türüne uyum sağlarlar.
- Ayrıca, sosyal becerileri denemek için güvenli bir alan olarak işlev görürler: çocuk, hayali arkadaşıyla selamlaşmayı, yardım istemeyi, pazarlık yapmayı, paylaşmayı veya çatışmaları çözmeyi pratik eder, bunu diğer çocuklar veya yetişkinlerle yapmadan önce gerçekleştirir.
Gelişim açısından, hayali bir arkadaş sahibi olmak, yaratıcılık ve zihinsel esneklik belirtisi olarak kabul edilir. Çeşitli çalışmalar, bu tür arkadaşlara sahip olan çocukların daha gelişmiş bir dil, başkalarının yerine kendilerini koyma (empati) yeteneği ve günlük sorunlara özgün çözümler üretme konusunda daha fazla kolaylık gösterdiğini gözlemlemiştir.
Hayali Arkadaşlar Bir Sorun mu?

Hayali arkadaşlar, normal gelişimin bir parçasıdır ve bir sorun olmaktan çok, çocukların yaşamlarındaki bazı streslerle sağlıklı bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olabilirler. **Bu durum, zihinsel bir bozukluğun hemen bir işareti değildir; aksine, çocuğun duyguları, yalnızlığı, değişimleri veya küçük hayal kırıklıkları yönetmek için iç kaynaklara sahip olduğunu gösterir.**
Bazı durumlarda, bir hayali arkadaş, ebeveynlerin sorun olup olmadığını anlamaları için çok faydalı bir pencere olabilir; çünkü çocuk, bu arkadaş aracılığıyla bilgi aktarımını daha az duygusal kaygıyla yapar. Hayali arkadaşın başına gelenler, genellikle çocuğun hissettiği veya korktuğu şeyleri yansıtır.
Örneğin, hayali arkadaş karanlıktan korkuyorsa, muhtemelen bu korku çocuğun kendisine aittir ve bu korkularıyla oynamak için hayali arkadaşla oynaması faydalı olacaktır. Eğer bu karakter sürekli kötü davranıyorsa veya sorun yaratıyorsa, çocuk kuralların sınırlarını test ediyor olabilir veya suçluluk duyguları yaşıyor olabilir. Bu durumda, ebeveynler sakin bir şekilde müdahale ederek, sonuçları anlamalarına ve davranışlarını düzenlemelerine yardımcı olabilirler.
Bu tür davranışlar sık sık meydana geliyorsa, ebeveynler hayali arkadaşı çocuk gibi ele alabilirler. Örneğin: “Cuqui, yatağa gitmek istemediğini söyleyebilir, ama ben senin annenim ve uyku zamanı. Cuqui’nin de uyuması gerekiyor.” Bu şekilde, hayal gücü ve oyun geçerlilik kazanırken, evdeki kurallar net bir şekilde korunur.
Eğer çocuğunuz diğer çocuklarla oynamayı seviyorsa, sizinle oynuyor ve yaşına uygun bir davranış sergiliyorsa, o zaman hayali bir arkadaşa sahip olmasını sorun olarak değerlendirmemek gerekir. Ancak, bir çocuk neredeyse tamamen hayali arkadaşıyla oynamayı tercih ediyorsa, diğer çocuklardan izole oluyorsa veya hem çocuklarla hem de yetişkinlerle etkileşimde bulunmaktan kaçınıyorsa, ne olduğunu daha dikkatli gözlemlemek ve ona “gerçek” etkinliklere katılmasına yardımcı olmak gerekebilir.
Ayrıca, hayali arkadaşın asla ortadan kaybolmadığı, sürekli olarak var olduğu ve çocuğun hayatını tamamen domine ettiği ya da çocuğu tehdit ettiği, korkuttuğu veya kendine ya da başkalarına zarar vermesi için teşvik ettiği durumlara dikkat etmek önemlidir. Bu senaryolar, figürün oyun kaynağı olmaktan çıkıp, daha büyük bir rahatsızlığın işareti olabileceğini gösterir ve profesyonel bir değerlendirme gerektirebilir.
Ebeveynler Ne Yapabilir?
Ebeveynlerin, çocuklarına hayali arkadaşlarıyla oynarken yardımcı olabileceği bazı yollar vardır ve en önemlisi: özel bir şey yapmamaktır. **Çocuğunuzun hayali arkadaşıyla olan ilişkisinin ne zaman sona ereceğine karar vermesine izin verin; aşırı endişelenir veya onun var olmadığını sürekli olarak vurgulamaya çalışırsanız, durumu daha da kötüleştirirsiniz.** Çocuk, sorgulandığını veya alay edildiğini hissedebilir ve bu durumu hayal gücüne yönelik bir eleştiri olarak yaşayabilir.
Çocuğunuzun istediği gibi yanıt vermesine izin verin. Örneğin, çocuğunuz hayali arkadaşıyla oynarken onun oyununa katılmak istiyorsanız, ona katılmak isteyip istemediğini sorun. Muhtemelen, hayali arkadaşına yer açmanızı isteyecek ve sizinle birlikte oynaması için bazı araçlar sağlamanızı talep edecektir. Bunu kabul edin ve unutmayın: Siz onun hayal dünyasına katılan kişisiniz ve bu, yaratıcılığına saygı göstermek anlamına gelir.
Çocuğunuzun hayali arkadaşıyla olan ilişkisini kabul etmiyorsanız, o zaman fazla dahil olmamanız daha faydalı olacaktır. Çocuğunuza, çoğu zaman birlikte etkinlikler önererek yardımcı olabilirsiniz; hayali arkadaşından bahsettiğinde yargılamadan veya küçümsemeden yaklaşmalısınız. Onun iç dünyasının bu kısmına saygı gösterin. Eğer hayali arkadaşı, çocuk bir şey yaptığında her zaman suçluysa, çocuğun da hatayı telafi edebileceğini hissetmesi önemlidir. Örneğin, çocuk “Cuqui sütü döktü” diyorsa, bu hataların tekrar etmemesi için öğrenmemize yardımcı olduğunu ve şimdi “Cuqui”ye bütün dağınıklığı temizlemesi için yardım etmesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.
Çocuğunuz büyüdükçe, hayali arkadaşı unutulmaya yüz tutacaktır; ancak bu süre zarfında sosyal ve iletişim becerilerini geliştirmesine yardımcı olacaktır. Zamanla, gerçek çocuklarla ve günlük yaşamla daha fazla deneyim yaşamaya başlayacak ve hayali arkadaşı kaybolacaktır. **İki yaşından dört yaşına kadar çocuklar için dünya genişler ve hayali arkadaşlarının “varlığı”, bazı stresli veya kafa karıştırıcı durumları aşmalarına yardımcı olabilir.** Bu olumlu bir durumdur çünkü çocuğunuz, yaratıcı, zeki ve içsel çatışmaları hayal gücü kullanarak çözme yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor.
Genel olarak, ebeveynler için önerilen tutum, hoşgörü, saygı ve gözlem olmalıdır. Hayali arkadaşlığı aktif olarak teşvik etmek ya da alay etmek veya inkar etmek değildir; dinlemek, çocuk davet ettiğinde oyuna katılmak ve aynı zamanda net sınırlar koymak önemlidir: çocuğun hayali arkadaşına sürekli olarak bahane bulmasına veya diğer çocuklarla etkileşimde bulunmaktan kaçınmasına izin vermemek gerekir.
Ayrıca, çocuğun maruz kaldığı içeriklere dikkat etmek önemlidir; bazı televizyon programları, çizgi filmler veya çok rahatsız edici hikayeler, yoğun bir hayal gücüne sahip çocuklar için korkutucu hayallere dönüşebilir. Bu durumlarda, hayali arkadaşın bir destekleyici olması gerekir, korku veya şiddet kaynağı değil.
Ebeveynler, gözlemledikleri durumun normal olup olmadığı konusunda şüpheye düştüklerinde, en iyi öneri çocuk doktoru veya çocuk ruh sağlığı uzmanıyla görüşmektir. Bu uzmanlar, sağlıklı bir sembolik oyun ile daha derin bir değerlendirme gerektiren bir uyarı işareti arasında ayrım yapmalarına yardımcı olabilirler.
Çocukların çoğunda, hayali arkadaş dönemi, mantığın, daha gerçekçi düşüncenin ve çevrenin (okul, etkinlikler, gerçek arkadaşlıklar) taleplerinin yerini almasıyla doğal olarak sona erer. Bu dönem, çocuğun daha fazla empati, sembolik oyun yeteneği ve birçok durumda hissettiklerini ifade etme kolaylığına sahip olmasına katkıda bulunan zengin bir yaratıcılık ve iç kaynaklar aşaması olarak kalır.
Bir çocuk hayali bir arkadaş uydurduğunda ve onu günlük yaşamına entegre ettiğinde, aslında iç dünyasının yoğun ve karmaşık olduğunu, başına gelenleri anlamaya çalıştığını ve duygularını oyun aracılığıyla düzenlemeye çalıştığını gösterir. Bu süreci sakin bir şekilde, dramatize etmeden, ancak her şeyin dengeli bir şekilde geliştiğini gözlemleyerek desteklemek, bu deneyimin mevcut refahı ve gelecekteki gelişimi için değerli bir araç haline gelmesini sağlar.
Yorumlar
(3 Yorum)