Çocuğunuzun çalışma alanını seçmesi iyi bir fikirdir, çünkü bu şekilde orayı daha sahiplenmiş hissedecektir. Sadece, bu çalışma alanının yorgun hissetmeyecekleri gerekli koşulları sağladığından emin olmalısınız (iyi aydınlatma, çalışma konforu, serin bir ortam vb.). Seçtiği alanda ona bir masa, lamba ve bazı dekorasyonlar gibi şeyler koymasına izin verebilirsiniz. Bununla birlikte, düzen ve konsantrasyonu garanti eden bazı sınırlamalar içinde seçim yapmasına izin vermek önemlidir.
Amacınız, çocuğunuzun bu yeri "kendi yeri" olarak görmesini sağlamaktır; yani sadece sınavlar için değil, ilgi duyduğu ve öğrenmek istediği her şey için geri çekilebileceği bir alan. Bu sayede çocuğunuz çalışmaya ilham alacak ve bunu sıkıcı ya da zorunlu bir şey olarak hissetmeyecektir.
Ayrıca, sürekli kesintileri önlemek için gerekli olan tüm malzemeleri (kalemler, notlar, kitaplar, ajanda, gerekirse bilgisayar) el altında bulundurmak gibi detaylara dikkat etmek de önemlidir. Düzenli ve istikrarlı bir alan, beynin o yeri çalışma rutini ile ilişkilendirmesine yardımcı olur ve her gün daha kolay konsantre olmasını sağlar.
Mümkün olduğunda, bu alanda ekran kullanımına dair temel kurallar belirlemeyi çocuğunuzla birlikte kararlaştırın: örneğin, çalışma blokları sırasında telefonun sessizde olması veya başka bir odada bulunması ve yalnızca molalarda kullanılmasına izin verilmesi. Bu küçük önlem, performansında büyük bir fark yaratır.
Kısa Aktivite Listesi
Ergenler bir saat çalıştıklarında, beyinlerinin dinlenmesi ve enerjilerini yeniden toplamaları için yaklaşık on veya on beş dakika mola vermeleri gerekir. Çalışmanın çok sıkıcı hale gelmemesi ve molada fazla zaman kaybetmemesi için, bu on beş dakikalık dinlenme süresi için kısa aktivitelerden oluşan bir liste oluşturmak idealdir.
Bu listede, birkaç dakikada tamamlanabilecek ve gerçekten de rahatlamalarına yardımcı olacak öneriler yer alabilir. Örneğin, sevdikleri bir kitaptan veya dergiden birkaç sayfa okumak, hızlı bir oyun oynamak, evde küçük bir yürüyüş yapmak, köpeği gezdirmek, bir arkadaşı aramak, bazı esneme hareketleri yapmak veya sadece uzanıp gözlerini kapatmak gibi.
Bu küçük molalar, çalışma stresini hafifletmeye yardımcı olacak ve bunu gerçekten zor bir şey olarak hissetmeyeceklerdir. Dinlenmenin başka bir aşırı uyarım şekline dönüşmemesi (örneğin, 15 dakika boyunca sosyal medyada video izlemek) çok önemlidir; çünkü sonrasında tekrar konsantre olmak çok daha zor olacaktır.
Bir tür "dinlenme menüsü" üzerinde birlikte anlaşabilirsiniz: masanın üzerinde görülebilir bir liste ile birkaç sağlıklı ve kısa seçenek. Böylece durma zamanı geldiğinde, ergen sadece listeye bakacak ve seçimini yapacaktır, otomatik olarak telefona yönelmek yerine.
Başka bir ilginç seçenek, bu molaları küçük çalışma hedefleri ile birleştirmektir: örneğin, "bu konuyu bitirdiğimde bir mola verip dışarı çıkacağım". Dinlenme, bu durumda hemen bir pekiştirme haline gelir ve görevi daha katlanılır hale getirir.
Grup Çalışması

Eğer çocuğunuzun aynı sınıfa giden veya ortak ilgi alanlarına sahip iyi arkadaşları varsa, bir veya iki arkadaşını birlikte çalışmaya davet etmek iyi bir fikir olabilir. Ancak bu, dikkatli bir konudur çünkü bazı ergenler arkadaşlarıyla birlikte çalışmayı çok iyi yaparken, diğerleri yalnız çalışmayı tercih edebilir; çünkü aksi takdirde dikkatleri dağılabilir ve işleri düzgün bir şekilde yapmak için ihtiyaç duydukları zamanı değerlendiremeyebilirler.
Bu bağlamda, çocuğunuza arkadaşlarını davet etmenin iyi olup olmadığını ya da yalnız çalışmayı tercih edip etmediğini sormanız iyi bir fikirdir. Ayrıca, grup çalışmasına karar verirse, eğlenceli bir sohbet ve oyun akşamı yerine gerçekten çalışması gerektiği konusunda yeterli sorumluluğa sahip olmalıdır. Ancak, bunun üstesinden gelebileceğine ve birlikte çalışma oturumundan fayda sağlayabileceğine güveniyorsanız, bunu yapmasına izin vermekten çekinmeyin.
İyi organize edilmiş çalışma grupları çok faydalı olabilir: başkalarına konuyu açıklamak (bu öğrenmeyi pekiştirir), özetleri paylaşmak, soruları çözmek ve karşılıklı sorularla sınavlara hazırlanmaya yardımcı olmak gibi. Önceden bir süre, belirli bir hedef belirlemek ve sosyal kısmın tüm oturumu işgal etmemesi için daha rahat bir zaman ayırmak önemlidir.
Çocuğunuz yalnız çalışmayı tercih ediyorsa, bu karara da saygı gösterin, ancak not alışverişi veya belirli sorular için arkadaşlarıyla iletişimde kalmasına yardımcı olun. Benzer hedeflere sahip bir grubun parçası olmak, genellikle motivasyonu artırır, ancak çalışma daha bireysel bir şekilde yapılır.
Deneyime Yer Açın

Teorik olarak çalışmak iyidir, ancak deneyim, çocukların ve ergenlerin öğreniminde gerçekten fark yaratabilir. Bu nedenle, çocuğunuz tarih veya sanat ile ilgili bir şeyler öğreniyorsa, onu müzelere götürerek bunu birinci elden görmesini sağlayabilirsiniz. Biyoloji çalışıyorsa, onu biyoloji sergisine götürün veya dağa yürüyüşe çıkarak gerçek bitkileri, böcekleri ve ekosistemleri gözlemlemesini sağlayın.
Çocuğunuzun neyi öğrendiğini düşünün ve bu bilgiyi doğrudan etkileşime girebileceği bir şekilde sunmanın yollarını arayın. Mahallede bir yürüyüş yapmak, binaları gözlemleyerek geometri hakkında konuşmak için faydalı olabilir; pazara gitmek, matematiksel işlemleri pratik yapmaya yardımcı olur; birlikte yemek pişirmek, ölçüler, kesirler ve temel kimya üzerinde çalışmayı sağlar.
Ev dışında deneyimlerin yanı sıra, çalışmayı daha dinamik hale getirmek için dijital kaynaklar ve pratik aktiviteler de kullanılabilir: eğitim videoları, bilim simülatörleri, etkileşimli oyunlar, dijital kavram haritaları, el yapımı projeler vb. Sadece ezberlemek yerine "yapmayı" teşvik eden her şey, genellikle motivasyonu artırır.
Ergen, öğrendiği şeyin çevresinde doğrudan bir yansıması olduğunu ve çevresindeki dünyayı daha iyi anlamasına yardımcı olduğunu gördüğünde, bunu soyut bir zorunluluk olarak görmekten çıkar ve hayatı için faydalı bir araç haline gelir.
Kararlarına Saygı Gösterin
Bazı ergenler müzikle çalışmanın daha iyi olduğunu söyleyebilir. Belki bu sizin için iyi bir fikir gibi görünmüyor ya da müziğin dikkatini dağıtacağını düşünüyorsunuz, ancak onun denemesine izin verin ve eğer iyi gitmezse bunu kendisinin fark etmesini sağlayın. Müzikle çalıştıktan sonra bilgileri edinmediğini gösterirse, o zaman ona rehberlik edin ve müziğin iyi olduğunu ancak belki başka tür aktiviteler için daha uygun olabileceğini söyleyin; verileri ezberlemek veya öğrenme unsurlarını anlamak için sessiz çalışmanın daha iyi olduğunu belirtin… ya da en azından onun için daha iyi olduğunu söyleyin.

Her ergenin farklı yetenekleri ve tercihleri olacaktır ve her birinin neye ihtiyaç duyduğunu bilmek önemlidir. Bazıları sabah erken çalışmayı tercih ederken, diğerleri öğleden sonraları daha verimli olabilir; bazıları yüksek sesle okumaktan daha iyi hatırlarken, diğerleri altını çizerek ve şemalar yaparak daha iyi öğrenir. Çocuğunuzun kendi stratejilerini denemesi için alan tanımak, ona sorumluluk vermenin çok güçlü bir yoludur.
Bu, sınır koymaktan vazgeçmek anlamına gelmez. Onunla belirli minimum kurallar üzerinde (örneğin, uyku saatleri, maksimum ekran süresi, genel çalışma programı) anlaşabilirsiniz ve bu çerçeve içinde özgürlük tanıyabilirsiniz. Kararlarına saygı göstermek, onu sürecinin başrol oyuncusu gibi hissettirir ve sadece emirleri yerine getiren biri haline gelmesini engeller.
Ona güvenildiğini ve görüşlerinin önemli olduğunu hissettiğinde, daha fazla katılım göstermesi ve gelişmek için çaba sarf etmesi daha kolay olacaktır. Zorlamak yerine, sormayı ve müzakere etmeyi deneyin: "Hangi saatlerin senin için daha iyi çalıştığını düşünüyorsun?", "Bu hafta sınav için nasıl organize olmak istersin?".
Ergeni Çalışmaya Motive Etmek İçin Duygusal Anahtarlar
Akademik motivasyon sadece programlardan ve tekniklerden değil; ergenin kendisiyle nasıl hissettiği ve evdeki destekle derinden ilişkilidir. Çoğu zaman şu tür mesajlar gelir:
Her zaman her şeyde hata yapıyorum, asla iyi yapamıyorum!
Çabalamaya ne gerek var ki, başarısız olacağımı biliyorum!
Ne kadar çalışsam da, asla yeterli olmayacak!
Sınıfın en beceriksizi benim!
Evde başınıza geliyor mu?, bu ifadelerle kendinizi özdeşleştiriyor musunuz? Aşağıda, evde uygulamak için duygusal becerilere ve iletişim becerilerine dayanan bazı fikirler veriyorum; bunlar doğrudan motivasyon ile ilişkilidir.
Aktif dinleme.
Çocuğunuzun okul çalışmalarıyla ilgili hislerini ve endişelerini dinlemek için zaman ayırın. Bu, çocuğun kendini rahatça ifade edebileceği ve yargılanma korkusu olmadan açık ve anlayışlı bir iletişimle uygulanmalıdır. Onun perspektifini anlamanız çok önemlidir.
Çabayı tanımak.
Sonuçlar veya notlar ne olursa olsun, çabalarını değerlendirin ve övün. Özellikle çabaya odaklanın, ne kadar küçük olursa olsun, bu onu değerli hissettirecek ve çaba göstermeye devam etmesi için motive edecektir. Sadece ulaşılan hedefleri değil, iyileşmeleri ve ilerlemeleri de vurgulayın.
Perspektifi değiştirmek.
Çocuğunuza zorlukları engeller yerine büyüme fırsatları olarak görmesine yardımcı olun; hatalardan öğrenmeye teşvik edin ve öğrenmeye karşı olumlu bir tutum sergilemesini sağlayın. Beklenmedik sonuçlarla karşılaştıklarında, süreci birlikte analiz edin ve çözümler arayın.
Ulaşılabilir hedefler belirlemek.
Birlikte gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirleyin, bunları küçük adımlara bölerek sürekli küçük başarılar hissetmesini sağlayın. Her ilerlemeyi, yalnızca maddi ödüllere bağlı kalmadan kutlayın.
Olumlu düşünmeyi teşvik etmek.
Ona olumsuz düşünceleri daha gerçekçi ve yapıcı fikirlerle dönüştürmesi için cesaret verin; her durumda öğrenilenleri tanıyın.
Duygusal destek sağlamak.
Göreviniz, çocuğunuzun desteklenmiş ve anlaşılmış hissetmesini sağlamaktır. Duygularını ifade edebileceği ve ihtiyaç duyduğunda teselli alabileceği güvenli bir alan yaratın.
Olumlu bir tutumu modellemek.
Siz onun rol modelisiniz: öğrenmeye karşı merak, azim ve iyimserlik gösterirseniz, o da bunu öğrenir.
Motivasyon, Organizasyon ve Çalışma ile Boş Zaman Arasında Denge
Bir ergeni motive etmek, onu sadece çalışan biri haline getirmek anlamına gelmez. Sağlıklı motivasyonun temel taşlarından biri, çalışma ve boş zaman dengesini öğretmektir. Genç, hobilerine, arkadaşlarına ve dinlenmeye de zamanının olduğunu hissettiğinde, akademik sorumluluklarını kabul etmesi daha kolaydır.
Bu dengeyi sağlamak için, onunla birlikte gerçekçi bir çalışma programı oluşturmak esastır. Çocuğunuza, ders saatlerinin, ödev zamanlarının, tekrar sürelerinin ve boş zamanlarının açıkça belirtildiği bir hafta planı hazırlamasına yardımcı olun. Bunu yazılı olarak görmek, zamanlarını nasıl kullandıklarının farkına varmalarına yardımcı olur.
Görevleri önceliklendirmeyi öğretin: tüm aktiviteler eşit derecede acil veya önemli değildir. Sınavları, projeleri, teslim tarihlerini ve ders dışı etkinlikleri not almak için bir ajanda veya planlayıcı kullanabilir, böylece son dakikaya bırakmadan organize olmayı öğrenir.
Motivasyon için önemli bir unsur, ergenin programın tek taraflı bir dayatma olmadığını hissetmesidir. Günün hangi anlarında daha verimli olduğunu, hangi aktiviteleri kaçırmak istemediğini ve nasıl dağıtmak istediğini sorun. Buradan başlayarak, planı zorlu ama ulaşılabilir olacak şekilde ayarlamasına yardımcı olun.
Bu süreçte, ekranların ve sosyal medyanın rolünü de gözden geçirmek önemlidir. Bunları tamamen yasaklamak değil, kullanımları için zaman ve anlar belirlemek, böylece çalışma zamanının kalitesini artırmaktır.
Sürekli İletişim ve Akademik Destek
Anne babalar, ergenlerin okulda başarıya ulaşmalarına yardımcı olmak için bilgi edinme, destek sağlama ve rehberlik etme konusunda önemli bir rol oynayabilirler. Ergenler bağımsızlık arayışında olsalar da, ebeveynlerin aktif katılımı akademik başarı için önemli bir bileşen olmaya devam etmektedir.
Eğitim kurumu ile sürekli iletişimi sürdürmek çok önerilir: genel toplantılara katılmak, öğretmenlerle görüşmek, notlar ve ödevler için dijital platformu gözden geçirmek ve zorluklar tespit edildiğinde öğretmenlerle iletişime geçmek. Bu, sorunları zamanında tespit etmeyi ve ergenin aile ile okulun bir ekip olduğunu görmesini sağlar.
Evde, çocuğunuzun okulda günlük yaşamı hakkında konuşun. Nasıl hissettiğini, hangi dersleri daha çok sevdiğini, hangilerinin zor geldiğini, arkadaşları ve öğretmenleriyle ilişkilerini merak edin. Bu sohbetlerin sadece notlar etrafında dönmesini önleyin; onun deneyimlerine ve duygularına da odaklanın.
Performansında önemli düşüşler, davranış değişiklikleri veya çalışmaya karşı yoğun bir reddetme gözlemlerseniz, nedenleri derinlemesine incelemek ve gerekirse bir okul danışmanından veya dış bir uzmandan yardım istemek için bir zaman olabilir. Bazen, çalışma eksikliğinin arkasında ele alınması gereken daha karmaşık duygusal sorunlar vardır.
Birlikte çalıştığınızda, onun alanına saygı gösterirken var olduğunuzu hissettirirseniz, çocuğunuz kitapların önünde yalnız olmadığını fark eder. Yardım isteyebileceğini, çabalarının değerli olduğunu ve referans aldıkları yetişkinlerin yeteneklerine güvendiğini bilir, bu yolculuk her zaman kolay olmasa da.
Bir ergeni çalışmaya motive etmek sihirli bir formül veya hızlı bir hile değildir; bunun yerine anlayış, net sınırlar, dinleme, organizasyon, anlamlı deneyimler ve bol duygusal destek kombinasyonunu içeren bir süreçtir. Bu anahtarların her birinden yararlanmak, çocuğunuzla daha sağlıklı bir çalışma ilişkisi kurmanızı sağlar; bu ilişki, zorunluluk yerine, onun mevcut ve gelecekteki hayatı için anlam taşıyan bir ilişki olacaktır.
Yorumlar
(4 Yorum)